Bu hafta uzerine yazmak istedigim konu, basliktan da tahmin edilebilecegi gibi nereye gidecegini bilmedigimiz ev arayisimiz. Aslinda bu konuyu taze taze gecen hafta pazar gunu yazmakti niyetim ama o kadar yorgundum ki yazmaya bile takatim kalmamisti ne yazik ki. Buradaki ev bulma islemi baslikta da yazdigim gibi gercekten de av kivaminda gerceklesiyor. Biliyorum ev arama, bulma islemi Turkiye`de de zor ama burda resmen buram buram serbest piyasa ekonomisini, ekonomiyle ilgili her alanda oldugu gibi, hissediyorsun. Neyse lafi cok da dolandirmadan ev maceramizi anlatmaya koyulayim:
Bir varmis bir yokmus, coook uzak diyarlarda guzel mi guzel bir prenses ve yakisikli mi yakisikli bir prens varmis. Bu mutlu mu mutlu cift kucucuk bir kasabada, simsicak yuvalarinda, huzurlu mu huzurlu bir sekilde yasarken, prenses butun gun evde oturmaktan sıkılmaya basladıgını, hep ismini duydugu buyuk sehri cok merak ettigini ve orada calismaya baslamak istedigini soylemis prensine. Ilk once canı bu ise sıkılsa da prensin, kıramamıs guzel prensesin istegini ve razı olmus istemeye istemeye. Gel zaman git zaman prenses, kucuk kasabanin hem isine uzak, hem buyuk sehre gore sıkıcı oldugundan bahsetmeye, yeni kıyafetlerinin evlerine sigmadigindan sikayetci olmaya baslamis. Prens, hergun ayni sozleri dinlememek icin ve biraz da prensesin her zaman bahsettigi buyuk sehri merak ettigi icin, prensese `ev bulmak icin ayarlamalara basla onumuzdeki ay tasınalım` deyivermis. Prensesi buyuk bir heyecan sarmıs cunku daha once boyle bir ise hic girismemis ve daha buyuk bir evinin olma fikri icini kıpır ediyormus ancak ev bulma sureci hic de kolay bir surec degilmis buyuk sehirde. Once randevular almak gerekiyormus emlakci denilen, seytana bile pabucunu ters giydirebilecek aracilardan, daha sonra onlarin guzel sozlerine kanmadan gordugu evleri objektif bir sekilde degerlendirmesi ve kararini verdikten sonra asil sancılı basvuru surecine baslamaları gerekiyormus. Ayrica, baska bir sorun daha varmis. Prens ve prensesin kucuk kasabada cok paraya ihtiyacı yokken buyuk sehirde adım attıgın yer para istiyormus, basvuru parasi, emlakci parasi, depozito vs vs... Prenses, bu surecten prens kadar tedirgin olsa da bu tedirginligini belli etmemeye calisiyormus prensine cunku prensin bu isten vazgecmesinden korkuyormus.
Kew Gardens adi verilen sehre cok yakin ama ayni zamanda sehrin kesmekesinden ve tehlikelerinden uzak hem de sehir kadar pahali olmayan sihirli bir bolge varmis. Burası tehlikeden uzak durmaya calisan, caliskan ve cogu saygili, bilge insanlariyla nam salmis bir memleketmis. Prenses, baslamis buradaki emlakcilardan randevu almaya. Pazar gunu saat 11`e, 12`ye, 1`e almis randevularini ve pazar gunun gelmesini sabirsizlikla beklemeye baslamis. O gun gelip cattiginda sabah erkenden uyanip prensle beraber dusmusler yollara. Saat 11`de onlari genc, saygili, dakik bir emlakci karsilamis elinde 3 guzel ev varmis. Prenses en cok 2. evi begenmis cunku hem evin parkeleri, hem mutfak dolaplari yeni hem de iceriyi gunes butun sicakligiyla aydinlatiyormus. Ardindan internette hep gordukleri `kings and queens` evleri denilen evlerden 2 daireyi gormeye gitmisler baska bir emlakciyla. Prenses cok heyecanlanmis kral ve kralicelere layik olmali ki bu evler `kings and queens` denilmis olsun diye dusunmus icinden. Bu emlakci cok tatli, icten bir kizmis ama evler yuzune bakilacak turden degilmis. Cok buyuk hayal kirikligina ugramis prenses. Ardindan baska bir emlakciya gitmisler. Oradaki emlakci, prensesin memleketinden baska bir kadini onlara yardimci olmak icin cagirmis. Kadin cok konuskanmis, prensesin aklini surekli karistirip duruyormus gosterdigi evlerde. En sonunda ilk emlakcinin gosterdigi aydinlik evi gostermis prensle prensese ve ustune ben size biraz da fiyatta indirim yaparim deyince dusunmeden kabul etmis genc ciftimiz ama hic haberleri yokmus ki asil mesele bundan sonra basliyormus. Hemen gitmisler ofise baslamislar formlari doldurmaya ama form doldurmalari yeterli olmuyormus kredi gecmisleri de olmayinca prensle prensesin, bir de kefil bulmalari gerekiyormus. Neyse onu da buluruz demisler ama istedikleri kefilin olaganustu bir ekonomik gucu olmasi gerekiyormus. Olaganustu olmasa da normal guclu bir kefil gostermisler ama yetmemis. Ellerinde varolan hatta olmayan butun belgeleri getirmeleri gerekiyormus. Istenilen butun belgeleri vermelerine ragmen o evi tutma sanslari yine de %50`den yukari cikmiyormus. Prens bu durumdan tedirgin oluyormus cunku simdiki ev sahibine biz ayin sonunda evden cikiyoruz diye soz vermis ve ortam gittikce geriliyormus. Prenses her ne kadar umutsuzluga kapilmak istemese de ici icini yemeye baslamis gun gectikce. Emlakci son bir sihirli belge getirin belki bu belgeyle apartman yonetimini buyuleyebiliriz demis ciftimize. Bu belgeyi ancak prenses getirebilirmis ama bu belgeyi isteyecegi kisinin boyle bir belgeyi daha once hazirlayip hazirlamadigini bilmiyormus ama yine de denemekten cekinmeyecekmis prenses cunku o eve tasinmayi cok istiyormus.
Masalimizin devami yarin prenses belgeyi aldiktan sonra....
No comments:
Post a Comment