Turfanda (!) Kavunun Turfanda Olmayan Tadi
Amerika`ya gelmeden once belki de en cok karsi oldugum seylerden biriydi vakti olmayan meyve ya da sebze yemek. Sanki o meyve ya da sebzeyi mevsiminden once yersem, yedigim seyin o olmadigini dusunurdum. Buraya geldim geleli hangi sebze ya da hangi meyvenin hangi mevsimde yetistigi kavramim yavas yavas siliklesmeye basladi ve hatta bugun fark ediyorum ki bu kavram tamamen kayboldu bende. (Kendimi hala bu meyve, sebzenin ya guney Amerika ya da Florida gibi sicak eyaletlerden getirildigine ve bu yuzden de tamamamen dogal sartlar altinda yetistirildigine inandirma cabam var orasi ayri). Artik yazin ortasinda yedigim portakali yadirgamadigim gibi kisin ortasinda yedigim kavun, cilek, erik de rahatsiz etmiyor beni. Hatta pazartesi alinip bugun yeme firsati buldugumuz kavunun tadinin yaz kavunlarini aratmayacak cinsten olmasi acikcasi oldukca mutluluk vericiydi. Kisin ortasinda yenen kavunun agizda eriyen, yumusacik ve sekerli tadinin verdigi his, disaridaki soguk esen ruzgara inat, kisin ortasinda dondurma yemesine izin verilen cocugun duydugu histen farksizdi. Bundan belki 5 yil oncesinde turfanda bile olmayan bir kavuna karsi bunlari hissedecegimi soyleseler herhalde ya gulerdim ya da beni yeterince tanimadiklarini iddia ederdim o insanlarin. Su anda ise bu aksam benim mutlulugumu arttiran bir meyve olarak karsima cikiyor kis kavunu ve hayati daha da sevdiriyor bana. Sadece kavunun lezzetinden duydugum haz degil yillarin insanin bakis acisini degistirdiginin de farkindaligi aksamima ayri bir aksam katti.
No comments:
Post a Comment