Saturday, February 25, 2012

Turfanda (!) Kavunun Turfanda Olmayan Tadi

Amerika`ya gelmeden once belki de en cok karsi oldugum seylerden biriydi vakti olmayan meyve ya da sebze yemek. Sanki o meyve ya da sebzeyi mevsiminden once yersem, yedigim seyin o olmadigini dusunurdum. Buraya geldim geleli hangi sebze ya da hangi meyvenin hangi mevsimde yetistigi kavramim yavas yavas siliklesmeye basladi ve hatta bugun fark ediyorum ki bu kavram tamamen kayboldu bende. (Kendimi hala bu meyve, sebzenin ya guney Amerika ya da Florida gibi sicak eyaletlerden getirildigine ve bu yuzden de tamamamen dogal sartlar altinda yetistirildigine inandirma cabam var orasi ayri). Artik yazin ortasinda yedigim portakali yadirgamadigim gibi kisin ortasinda yedigim kavun, cilek, erik de rahatsiz etmiyor beni. Hatta pazartesi alinip bugun yeme firsati buldugumuz kavunun tadinin yaz kavunlarini aratmayacak cinsten olmasi acikcasi oldukca mutluluk vericiydi. Kisin ortasinda yenen kavunun agizda eriyen, yumusacik ve sekerli tadinin verdigi his, disaridaki soguk esen ruzgara inat, kisin ortasinda dondurma yemesine izin verilen cocugun duydugu histen farksizdi. Bundan belki 5 yil oncesinde turfanda bile olmayan bir kavuna karsi bunlari hissedecegimi soyleseler herhalde ya gulerdim ya da beni yeterince tanimadiklarini iddia ederdim o insanlarin. Su anda ise bu aksam benim mutlulugumu arttiran bir meyve olarak karsima cikiyor kis kavunu ve hayati daha da sevdiriyor bana. Sadece kavunun lezzetinden duydugum haz degil yillarin insanin bakis acisini degistirdiginin de farkindaligi aksamima ayri bir aksam katti.

Monday, February 20, 2012

Hayata (daha dogrusu hastaliga) inat



Dunku yasama sevincimi kursagimda birakacak kadar hasta uyandim bu sabah (bogazim agriyor, nefes alamiyorum, kaslarimi cok gucsuz hissediyorum vs. vs.). Ustune ustelik gece boyunca oksurme ve hapsurmayla belki de yilda bir anca gerceklesecek 3 gunluk tatil gunumu biraz da mahvederek geldi bu hastalik. Ama Turkiye`den geldigimden beri aldigim karar `daha mutlu  bir insan olma` sayesinde hemen yikilip kendimi virusun o korkunc ve acimasiz molekullerine teslim etmeyecegim kendimi. Bu sebepten dolayi esimden bulasan bu kucucuk virus beni yildiramayacak, etrafimda beni seven insanlarla cevreli olmanin hisleri icin savasacagim virusle tabi bu da yetmez, saglikli gunlerimin unutulmaz hatiralaraini geri kazanmak icin, benimle ayni viruse yakalanmis ama yilmis olan insanlar icin, hasta olan butun insanlar icin... Birbirini seven iki insani birbirinden uzaklastirmaya, onlari yataklara dusurmeye calisacak kadar hain, acimasiz ve kurnaz virusle basa cikmak o kadar da kolay olmasa gerek bunun icin askeri ve politik stratejilerin yanisira lojistik destek de gerekli. Oncelikle virusumuzu iyice taniyip nasil bir yol haritasi cizmemiz gerektigini bulmali:

Belirti 1: Bogaz agrisi ve genze akinti
Olasi tedavi: annemin ozenle bavula yerlestirdigi kusburnu,tarcin,zencefil karisimli cayla (icine 1 kac tane de karanfil attim uyustursun diye:) bir yandan bogazimi nemli tutup diger yandan cayin icerigindeki antiseptik maddelerle bagisiklik sistemimi guclendirmek.

Belirti: 2 Burun tikanikligi
Olasi tedavi: Bildiginiz tuzlu su karisimini bir burun spreyi sisesine bosaltip gerektikce burna puskurtmek. (burnu sik sik tikanan biri olarak eczanelerde satilan burun spreylerinden daha etkili oldugu tecrubeyle sabittir ama daha aci verici bir surec orasi ayri).







Belirti 3: Halsizlik, kas gucsuzlugu ve diger tum belirtilerin karisimi
Olasi tedavi: Sabah ve gece yatarken olmak uzere sirkeyle gargara ya da benim gibi gargara yapamayanlardnsaniz  direk sirke icerek icerde ne kadar mikrobik, viral ne varsa hepsini temizlemek (ilk basta bu olay cok zor oluyor ama 2 gune dipcik gibi oluyorsun)







Tabi bu surecte tek kullanimda atmaya yetecek kadar bol kagit mendil, konforlu bir yatak ve uyumana yardimci olacak bir kac tv programi, dizi, film vs, her daim icilmeye hazir ilik su ve eviniz benimki gibi cok isiniyor ve bogazda kuruma yapiyorsa kaloriferin ustunde hazir bulunan islak bir seyler. Bu kadar zahmete girmenin yerine 2 hap atsan daha rahat edersin diyenler olabilir hakli da olabilirler ama gelecekteki karaciger, bobrek, dalak vs gibi organlarda olusabilecek hasarlari dusunmenin yaninda kisaca tercih meselesi de diyebiliriz. .

Biliyorum bunlarin pekcogu bilinen seyler ama yine de paylasmak guzel.

Sunday, February 19, 2012

Yeni Bir Baslangic

Daha onceki basarisiz birkac blog denemesinden sonra buyuk bir azim, istek ve daha da onemlisi sanki ilk defa blog yazmaya duydugum heyecanin tipatip aynisi bir heyecanla yeni bir blog yazmaya basliyorum. Bu sefer daha organize, daha arastirici ve daha sevecen olmaya kararliyim. Kisacasi bu blogumun digerlerinden nasil farkli olacagi konusuna gelirsem, diger bloglardaki moduma gore yazi yazma istegimin aksine bu sefer sadece beni hayatta mutlu etmis, eden ya da edebilecek ayrintilara takilacagim (cok heyecanliyim cok).  Yeni, farkli, ilginc, komik, lezzetli ne kadar tecrubem varsa hepsini paylasip takipcilerimi de heyecanlandirmak niyetim.  Bugun bu karari nasil aldigima gelmek gerekirse (hemen aciklayayim efendim):


Yogun gecen 2 haftanin ardindan buradaki pazartesi gununun de George Washington`in dogum gunu olmasi sebebiyle bu haftasonu 3 gunluk bir tatil yasiyor olmam ve bugun pazar gunu olmasina ragmen pazartesi 6.30 trenine yetisme gibi bir stresi bir gun onceden yasamamam ve evimde diledigimce vakit geciriyor olmak daha ne isteyebilirim ki... Bundan iyisi samda kayisi degil mi?