Bu haftaki yazim gecen hafta biraz ipucunu verdigim, T9
gibi bir ozelligini nasil kapatacagimi bilemedigim icin arada sacma sapan yazim
hatalari yapmama sebep olan, henuz butun ozelliklerini master
edemedigim, ancak kisa zamanda (daha 2 hafta bile olmadi) hayatimda buyuk bir
yer edinmeyi basaran, beni mutluluktan ucuran, esimle zaman zaman ugruna
mucadele ettiren, dahiyane bir adamin dahiyane bulusu: tabiki de ipadden
bahsediyorum. Ustune belki de sayfalarca methiyeler duzebilecegim bir alet bu.
Teknolojik aletlerle arasi iyi olmayanlar ya da meraklisi olmayanlar "Amma
da abartiyorsun yahu" diyebilirler pekala. Acikcasi Ben de bu kadar
baglanacagimi tahmin etmiyordum ama olmaz demeyin oluyormus. Yakinda
"sapkasiz cikmam abi" diyen Mazhar Alanson gibi ben de "ipadsiz cikmam
abi" ya da "ipadsiz kendimi ciplak gibi hissediyorum" demeye
baslamaktan korkuyorum :). "O kadar mi" da demeyin o kadar. Bu minnacik gibi
gorunen alet laptop, fotograf makinesi ve mp3 calar islevinde ama hepsinin ozelliklerini
bir arada topladigi, tasimasi kolay oldugu ve zarif gorundugu icin makineler
ustu bir makina, über machine.
Gelelim bunu almaya karar verme hikayemize. Aslinda uzun
bir zamandir planliyorduk ama hep erteleyip duruyorduk. Yok iste eve tasinalim,
biraz daha paramiz olsun, vay efendim aciliyeti yok vs. vs. Gecen haftalarda
anlattigim Ev avimizin husranla sonuclanmasi, ustune bir de melek sandigimiz Ev
sahibimizin temmuz ayindan once (kira kontrati bitim tarihi) evden tasinirsaniz
size kalan aylarin parasini odetmekle kalmayip ustune bir de kontrati
bozdugunuz icin ayri bir para isteme hakkim var, depozitoyu Falan da unutun
deyince, moralimiz altust oldu tabiki de. Zar zor dayandigim yol cilesi daha da
cekilmez bir hal almaya baslamisti ki esim hemen apple store'a gidip beyazindan
bir iPad kapip gelmis, yol izdirabimi bir nebze de olsa dindirebilmek icin
(tabi ipadle kurmus oldugu duygusal bagi dusundugumde Benim yol izdirabimi
dindirmenin yegane amaci olmadigi da asikar). Esim ipadi aldiktan sonra benim
kutuyu acarken ne kadar mutlu olacagimi dusunup sagolsun kutuya dokunmadan
(eminim Benim eve gelmemi beklemek biraz zor olmustur) yatagin ustune birakmis.
Eve geldigimde, kutuyu acilmamis bir sekilde oylece yatagin ustunde dururken
gordugumde kalbim kut kut atsa da, Ev olayina moralim bozuk oldugu icin bir
sure dokunmadim icimden gelen o dayanilmaz arzuya inat AMA bu inatlasma nefsime
yenik dustu ve pandoranin :) kutusu acildi. Apple hesabi olusturma, sifre
bulma, teknik birkac bir sey ayarlama derken saatlerin gectigini farketmeden,
detaya bile inemeden, kapatip uyumak zorunda kaldim. Ertesi gunler daha
heyecanliydi tabiki, yavas yavas kesfetmeye basladik mekanizmayi, farkli appler
indirip onlari inceledik, hayranlik duyduk, oyun oynadik, photo booth da sacma
resimler cekip cok eglendik, sesli komut verip dikte ettirdik, yazdik, cizdik,
dinledik, izledik, kaydettik, paylasamadigimizda kavga ettik, ertesi gun ipadin
hakimi olabilmek icin stratejiler gelistirdik, kendimizi acindirdik, merhamet
bekledik, hicbiri ise yaramazsa azicik cirkeflestik :). Mucadelemiz cetin gecse
de ipadden hic vazgecmedik. Birlikte kullanmanin pek de mumkun olmadigini
anlayinca esim kendi bagimsizligini kazanmak adina kendisinin de ayri bir ipade
ihtiyaci olduguna dair kulislere basladi bile ama onun bu hakli mucadelesinin
ne zaman bagimsizliga donusecegini Allah bilir.
Belki ilerleyen zamanlarda bu aletin nasil bagimlilik
yaptigina, gittigim toplantilarda ne kadar faideli olduguna, is emailini
disaridan da takip edebilmenin mutluluguna dair daha ayrintili bir yazi yazarim
fakat simdilik sizi sikmaya baslamadan tadinda birakayim diyorum.
No comments:
Post a Comment