Thursday, March 29, 2012

new generation ...d (yeni nesil ...d)


Bu haftaki yazim gecen hafta biraz ipucunu verdigim, T9 gibi bir ozelligini nasil kapatacagimi bilemedigim icin arada sacma sapan yazim hatalari yapmama sebep olan, henuz butun ozelliklerini master edemedigim, ancak kisa zamanda (daha 2 hafta bile olmadi) hayatimda buyuk bir yer edinmeyi basaran, beni mutluluktan ucuran, esimle zaman zaman ugruna mucadele ettiren, dahiyane bir adamin dahiyane bulusu: tabiki de ipadden bahsediyorum. Ustune belki de sayfalarca methiyeler duzebilecegim bir alet bu. Teknolojik aletlerle arasi iyi olmayanlar ya da meraklisi olmayanlar "Amma da abartiyorsun yahu" diyebilirler pekala. Acikcasi Ben de bu kadar baglanacagimi tahmin etmiyordum ama olmaz demeyin oluyormus. Yakinda "sapkasiz cikmam abi" diyen Mazhar Alanson gibi ben de "ipadsiz cikmam abi" ya da "ipadsiz kendimi ciplak gibi hissediyorum" demeye baslamaktan korkuyorum :). "O kadar mi" da demeyin o kadar. Bu minnacik gibi gorunen alet laptop, fotograf makinesi ve mp3 calar islevinde ama hepsinin ozelliklerini bir arada topladigi, tasimasi kolay oldugu ve zarif gorundugu icin makineler ustu bir makina, über machine.


Gelelim bunu almaya karar verme hikayemize. Aslinda uzun bir zamandir planliyorduk ama hep erteleyip duruyorduk. Yok iste eve tasinalim, biraz daha paramiz olsun, vay efendim aciliyeti yok vs. vs. Gecen haftalarda anlattigim Ev avimizin husranla sonuclanmasi, ustune bir de melek sandigimiz Ev sahibimizin temmuz ayindan once (kira kontrati bitim tarihi) evden tasinirsaniz size kalan aylarin parasini odetmekle kalmayip ustune bir de kontrati bozdugunuz icin ayri bir para isteme hakkim var, depozitoyu Falan da unutun deyince, moralimiz altust oldu tabiki de. Zar zor dayandigim yol cilesi daha da cekilmez bir hal almaya baslamisti ki esim hemen apple store'a gidip beyazindan bir iPad kapip gelmis, yol izdirabimi bir nebze de olsa dindirebilmek icin (tabi ipadle kurmus oldugu duygusal bagi dusundugumde Benim yol izdirabimi dindirmenin yegane amaci olmadigi da asikar). Esim ipadi aldiktan sonra benim kutuyu acarken ne kadar mutlu olacagimi dusunup sagolsun kutuya dokunmadan (eminim Benim eve gelmemi beklemek biraz zor olmustur) yatagin ustune birakmis. Eve geldigimde, kutuyu acilmamis bir sekilde oylece yatagin ustunde dururken gordugumde kalbim kut kut atsa da, Ev olayina moralim bozuk oldugu icin bir sure dokunmadim icimden gelen o dayanilmaz arzuya inat AMA bu inatlasma nefsime yenik dustu ve pandoranin :) kutusu acildi. Apple hesabi olusturma, sifre bulma, teknik birkac bir sey ayarlama derken saatlerin gectigini farketmeden, detaya bile inemeden, kapatip uyumak zorunda kaldim. Ertesi gunler daha heyecanliydi tabiki, yavas yavas kesfetmeye basladik mekanizmayi, farkli appler indirip onlari inceledik, hayranlik duyduk, oyun oynadik, photo booth da sacma resimler cekip cok eglendik, sesli komut verip dikte ettirdik, yazdik, cizdik, dinledik, izledik, kaydettik, paylasamadigimizda kavga ettik, ertesi gun ipadin hakimi olabilmek icin stratejiler gelistirdik, kendimizi acindirdik, merhamet bekledik, hicbiri ise yaramazsa azicik cirkeflestik :). Mucadelemiz cetin gecse de ipadden hic vazgecmedik. Birlikte kullanmanin pek de mumkun olmadigini anlayinca esim kendi bagimsizligini kazanmak adina kendisinin de ayri bir ipade ihtiyaci olduguna dair kulislere basladi bile ama onun bu hakli mucadelesinin ne zaman bagimsizliga donusecegini Allah bilir.

Belki ilerleyen zamanlarda bu aletin nasil bagimlilik yaptigina, gittigim toplantilarda ne kadar faideli olduguna, is emailini disaridan da takip edebilmenin mutluluguna dair daha ayrintili bir yazi yazarim fakat simdilik sizi sikmaya baslamadan tadinda birakayim diyorum.

No comments:

Post a Comment